Türkmenlerin 50 yıllık toprak mücadelesi! Esad’ın gasbettiği topraklarını istiyorlar

Suriye’nin Lazkiye kıyısındaki Bayırbucak bölgesinde yaşayan Türkmenler, Esad ailesinin yıllar önce el koyduğu iddia edilen arazilerinin iadesini talep ediyor. Yaklaşık 3 bin mağdurun bulunduğunu belirten bölge sakinleri, Ahmed Şara yönetimine çağrıda bulunarak konuyla ilgili bir komisyon kurulmasını ve mülkiyet haklarının yeniden düzenlenmesini istedi.

Türkmenlerin 50 yıllık toprak mücadelesi! Esad’ın gasbettiği topraklarını istiyorlar

Suriye’de devrik Esad yönetiminin, Lazkiye kıyısındaki Bayırbucak bölgesinde Türkmenlere ait çok sayıda araziye el koyarak Esad ailesi adına yazlık saraylar inşa ettiği iddia edildi. Yıllardır mülkiyet hakları için mücadele eden yaklaşık 3 bin Türkmen mağdur, yeni yönetimden arazilerin sahiplerine iade edilmesini bekliyor.

Türkiye Gazetesi'nden Yılmaz Bilgen'in haberine göre, bölgede yapılan incelemelerde, Esad ailesine ait olduğu öne sürülen yazlık saraylar görüntülenirken, mağduriyet yaşayan Türkmenler yaşadıkları süreci anlattı.Bölgenin eski yerel yöneticilerinden Bilal Mollaahmetoğlu, arazilerini teslim etmek istemeyen kişilerin baskı, gözaltı ve çeşitli kötü muamelelere maruz kaldığını belirtti. 

Mollaahmetoğlu, bazı Türkmenlerin ise bu süreçte hayatını kaybettiğini iddia ederek, mülkiyetlerine el konulan ailelerin uzun yıllardır adalet beklediğini ifade etti. Bölge halkı, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminin konuya ilişkin bir komisyon kurmasını ve el konulan arazilerin gerçek sahiplerine geri verilmesini talep ediyor.

Türkmenlerin 50 yıllık toprak mücadelesi! Esad’ın gasbettiği topraklarını istiyorlar - Resim : 1

6 BİN DÖNÜMÜ İŞGAL ETTİLER

12 yıl belediye başkanlığı yapan Mollaahmetoğlu, “Lazkiye iline bağlı Kesep bölgesinden başlayarak Burç Sulaib beldesine kadar uzanan 37 kilometrelik sahil şeridinde 6 bin dönümlük Türkmen arazisi gasbedildi” dedi.

Bu uğurda 15’ten fazla Türkmen’in katledildiğini bildiren Mollaahmetoğlu, şunları kaydetti:

“İlk gasp 1973 yılında gerçekleşti. Baba Hafız Esad o dönem en küçük bir itirazı hapis ve ölümle cezalandırdı. Arazilerini vermek istemeyen birçok Türkmen hapse atıldı ve kaçırılarak ya da suikastlarla öldürüldü. Hepimizin elinde tapular var.

Kimse hakkından vazgeçmedi. Oğul Beşar Esad iktidara geldiğinde ortada bir mağduriyet olduğunu kabul etti. Beşar Esad ayrıca bu durumun düzeltilmesi için bir komisyon kurulmasını istedi. Bunların tamamı imzalı, belgeleri elimizde. 

Hafız Esad darbeden üç yıl sonra arazilerimize göz dikti. O dönem ‘İstimlak Seyaha’ ismiyle zorla tapulu arazilerimiz alındı. Oğlu Beşar Esad da babasının yolundan gitti ve ‘İstimlak Cebri’ isimli bir kararname ile binlerce dönüme el koydu. Bazı kardeşlerimiz direndi ancak soluğu Sednaya’da aldı. Bu araziler yüzünden yıllarca hapis yatanlar oldu.”

3 BİN MAĞDUR TÜRKMEN VAR

Suriye’de zulüm döneminin sona erdiğini ve kanun, adalet üzere yeni bir dönemin başladığını kaydeden eski Belediye Başkanı Bilal Mollaahmetoğlu, “Burada şu an arazisi cebren elinden alınmış en az 3 bin mağdur var. Biz yetkililerimizden bu konuda harekete geçmelerini ve adalet üzere bir taksim yapmalarını istiyoruz. Arazilerimize çöken Esad ailesi kaçtı ancak biz hak sahipleri buradayız. Yıllarca sahile dahi yaklaştırılmadık. Sınırı rejim askerleri bekledi ve denize girmemize bile izin vermediler. Sadece Hafız Esad’ın sarayına 2 bin 800 dönümlük alan gasbedildi. Ben sayısız girişimde bulundum ancak sonuç alamadım. En son istifa etmek zorunda kaldım. Şimdi yeniden kanun ölçüsünde haklarımızı istiyoruz. Bir komisyon kurarak rayiş bedelleri üzerinden tanzim yapılsın. Elimizde her türlü resmî belge evrak var. Yeter ki muhatap bulalım. Her türlü bilgi ve belgeyi sunmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

ŞARA YÖNETİMİNE ÇAĞRI

Lazkiye sahil koridorunun dünyanın en güzel manzarasına ve en temiz denizine sahip olduğunu söyleyen Türkmen mağdurlardan emekli edebiyat öğretmeni Halit Hacıoğlu da atadan, babadan kalan arazilerini bir gün bir ekip gelerek kamulaştırdığını söyledi.

Kendisinden önce köylerindeki yaşlı bir kadının arazisini satmak istemediği için kepçeyle ezilerek öldürüldüğünü anlatan Abdullah, “Bana gelen ekibe ‘Burası dedemden miras, veremem’ dedim. Ekibin başındaki görevli ‘Bak sadece kendi canın değil, kızın Meryem ve oğlun Ali’nin canını düşün’ dedi. Zorla ellerindeki kâğıdı imzalattılar. Sonra Münzir Esad arazimize saray dikti. Hiçbirimiz o günden sonra 2024 yılı aralık ayına dek arsamıza giremedik. Şimdi insanlık, hak, adalet namına arazilerimizin geri dönmesini istiyoruz. Bu gasp bitmeli. Bizi hiçe sayan kanlı rejim çöktü. Bir yerlerden başlayalım ve bu mağduriyeti bitirelim” diyerek Şam’daki sorumlulara çağrıda bulundu.

Tom Barrack'a yeni görev Putin ölümsüzlüğün peşinde İsrail saldırısında aynı aileden 9 kişi öldü Hacılar ibadetlerini tamamladı