Gülistan Doku'nun ölümünde devletin ihmali var mı? Dönemin İçişleri Bakanı Soylu, Buket Aydın ile Doğrudan'a bağlandı
Türkiye'yi derinden sarsan 'Gülistan Doku' olayında dönemin İçişleri Bakanlığını yapan Süleyman Soylu, tv100'ün yeni programı 'Buket Aydın ile Doğrudan'a bağlanarak olayda hükümetin ve bakanlığın bir ihmali olup olmadığına yönelik iddialara yanıt verdi. Soylu, olayda yargı sürecinde ihmaller olabileceğini ifade ederek bakanlık olarak o dönem yürüttükleri çalışmaları anlattı ve "Kimin bir hesabı varsa gelsin görsün" dedi.
'Gülistan Doku' soruşturmasının yankıları sürerken cinayetin ayrıntıları tv100'de masaya yatırıldı. Dönemin İçişleri Bakanı yapan Süleyman Soylu, 'Buket Aydın ile Doğrudan'a bağlanarak bakanlığın bir ihmali olup olmadığına yönelik iddialara yanıt verdi.
"180 GÜN ARAŞTIRMA YAPILDI"
Bakan Soylu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"Tüm toplumun incindiği, şuanda herkesin çözülmesi için dua ettiği kızımın başına gelen hadiseden etkilendik. Kayıp işlemi gerçekleştikten, intihar mektubu bulunduktan sonra anlıyorum ki olayı soruşturan savcılar burada araştırma yapılması gerekiyor dendi ve AFAD'tan arkadaşlarımızı gönderdik ve orada 180 gün araştırma yapıldı. Mesela Kastamonu'da sel oldu 2 veya 3 kaybımız oldu biz 100 günde araştırmayı bıraktık. Ama bu konuyu 180 gün boyunca sürdürdük.
"'EYVAH DEVLET TÖHMET ALTINDA KALACAK ŞİMDİ' DEDİM"
Belli bir süre sonra aileden birilerinin bana ulaştı. 'Burada bir gariplik var' dediler. Zaynal Abarakovun'un ifadesi ortaya çıktı. Abarakov ayın 9'unda yurtdışına çıkıyor. Aile bana 'bir tek şüpheli bu ve yurt dışına çıktı siz bunu getirin' diyor. Emniyet orada adli kolluk olarak geçiyor. Bütün soruşturmalar savcılık tarafından yürütülür. İçişlerinin bir dahli olmaz. Mahkeme bir yurt dışı yasağı koymamış. Aile erkek arkadaşına kabahat buluyor. Ben Zaynal Abarakov'un Dağıstanlı olduğunu biliyorum. Oraya gönderiyorlar.
Konu bana gelince Doğu ve Güney Doğu'da bir anlayış var. Devlet bir şey yapar. Devletin memuru yaptıysa üstü örtülür diye bir anlayış var. Ben bunu gördüm 'eyvah devlet töhmet altında kalacak şimdi' dedim. Bir tek şüpheli var ve yurt dışında.
"KİMİN BİR HESABI VARSA GÖRMEYEN NAMERTTİR"
Ben zannediyorum ya ilgili bakan yardımcımı ya da emniyet müdürünü ve valiyi aramışımdır. 'Bunu getireceksiniz' dediğimi hatırlıyorum. Nasıl yurt dışı çıkış yasağı konmaz. Ayın 9'u çıkmış olaydan 4 gün sonra. Bunu da ilk kez söylüyorum. Hayatımda çiğ yemedim karnım ağrımaz. Ben sıradan bir bakanlık yapmadım. Türkiye'nin en son zamanlarında 7 yıl İçişleri Bakanlığı yaptım ben. Hiç pabuç bırakacak değilim. Kimin bir hesabı varsa görmeyen namerttir.
"'ZAYNAL GELMEZSE BABASI POLİS, İHRAÇ EDERİM' DEDİM"
Neticede dedim ki 'Eğer gelmezse babası polis memuru ihraç ederim. Annesini da Dağıstan'lı, geri gönderme merkezine alırım' dedim. Neticede aileye ulaştılar. Anneye yurt dışı çıkış yasağı koyduk. Ailenin kafasında bir devlet töhmeti kalmasın.
Ve neticede aileye ulaştılar ve gelmesi lazım, dediler. Ailenin söylediği ‘Evet doğru ama burada bize husumet oluşabilir bizi başka bir yere getir.’ Gelsin ve devlet töhmet altından kurtulsun soruşturma devam etsin, nereye gitmek isterse oraya götürürüz dedim.
"ABAKAROV GELİR GELMEZ YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI KOYDURTTUM"
Gelsin, gözetim altında olacak nerede olursa olsun dedim. Abakarov gelir gelmez yurt dışı çıkış yasağı koyulması yönünde (OHAL yetkisi dahilinde) arkadaşlarıma talimat verdim. Babaya da yurt dışı çıkış yasağı koyduk.
"GÜLİSTAN DOKU KARDEŞİMİZLE İLGİLİ ÖZEL EKİP KURDUK"
Bu olaylar olurken Elazığ depremi oldu ve Elazığ’daydık ve defalarca kez görüştüm aileyle burada da. İlk kez özel bir ekip kurduk İçişleri Bakanlığı bünyesinde. İlki Adil Öksüz’le ilgili özel bir ekip kurduk, ikincisi Rabia Naz ile ilgili, üçüncüsü ise Gülistan Doku kardeşimiz ile ilgili bir özel ekip kurduk.
Ekipler çalıştıktan sonra bize bir rapor getirdiler. Yaklaşık 212 kişinin bilgisine başvuruldu. Bütün kayıtlara bakıldı ve görüldü ki Zaynal Abakarov’un telefon imajları alınmamış.
"BEN HAKİMİN TAKDİRİNİ SORGULAYAMAM"
Özel ekip tespit ettiklerini konuyla ilgili savcılığa bildirdi. Neticede bir yurt dışı çıkış yasağını hakim gerekli görürse koyar görmezse koymaz. Ben hakimin takdirini sorgulayamam.
"BARAJI GÜLİSTAN İÇİN DİBİNE KADAR BOŞALTTIK"
Soruşturmayı savcı devam ettirirken Gülistan Doku’nun ablası basına bir demeç verdi. Soylu’ya ulaştım ve barajın aranmayacak olması bizi üzüyor dedi ve yanıma gelip aramaların devam etmesi gerektiğini söylediler. Barajın tam boşaltılıp boşaltılamayacağını öğrendim bunun çok sağlıklı olmadığını söylediler. Yarım seviye boşaltılması yönünde en azından temaslar kurdum. 261 gün orada çalışma yapıldı. Netice itibarıyla yarım seviye boşaltıldı olmadı tam seviyenin dibine kadar boşalttık barajı.
Diyelim ki orada bir ihmal var başka bir şey var, hepsi sorgulanmalıdır. Bu konu o gün karartılmışsa böyle bir ihtimal varsa bunun hesabını sormak Gülistan kardeşimiz kadar bizim de en büyük hakkımızdır.
"ALNIMIZ AÇIK! 2021'DEN SONRA TÜRKİYE'DE BİR TANE FAİLİ MEÇHUL YOKTUR"
Bugün de yapılanların sonuna kadar arkasındayız, ucu nereye giderse gitsin. Alnımız açık… Sanki suçluymuş gibi bir ideolojik olarak davranışlar yakışmaz. Türkiye’de faili meçhulleri AK Parti bitirmiştir. Hele 15 Temmuz’dan sonra devlet FETÖ’den arındıktan sonra 2021-2022-2023-2024-2025’te Türkiye’de polis bölgesinde bir tane faili meçhul yoktur. Dünyada bir tane örneği yoktur, gösterin kellemi kesicem. Türkiye’de ortalama 2010-2016 arası 25-26 faili meçhul vardır. Siyasi faili meçhuller değil bunlar.
2017 yılında 21, 2018’de 8, 2019 yılı 4, 2020 yılı 3, 2021 yılı 0…
Türkiye’de ortalama yıllık bin 800 ile 2 bin 200 arası cinayet olur. Bunun anlamı şudur iktidarımızdaki 23 yıl boyunca 45-46 bin cinayet anlamına gelir bu. Faili meçhul sayısı kaç 638! Yüzde 1,5’a denk gelir. Almanya’da bu oran yüzde 10, İngiltere’de 5 puan yüksek, Amerika’da yüzde 50!
"ŞU ANDA YAPILMASI GEREKEN SORUŞTURMANIN YAKINDAN TAKİP EDİLMESİ"
Şu anda yapılması gereken tek bir şey var. Meseleyi siyasallaştırmadan meselenin aydınlatabilmesi için soruşturmanın yakından takip edilmesidir.
"DÖNEM BİTİNCE SİYASETİ BIRAKIYORUM"
Ben oraya bir milletvekili olarak gidiyorum. Ben oraya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dinlemek için gidiyorum. Çok Meclis müdavimi değilim. Dönemin bitmesini bekliyorum. Siyaseti bırakıyorum sonra, siyaseti zihnimde bıraktım zaten. Davamı bırakır mıyım peki bırakmam.
NOW TV MUHABİRİNİN SORUSU
Peki bir gazetecinin gelip bir günlük meselede, grup toplantısı içinde bana bir soru sorması ve benim o soruya cevap vermem Tayyip Erdoğan’ın gündemini ve kürsüsünü işgal hareketi olmaz mı? İşgal hareketi olur. Ben böyle düşünüyorum. Ben orada hiçbir şekilde cevap vermem. Dışarı çıkarız, orada yanıma gelir, başımın üzerinde yeri var. Sanki biri fotoğraf çekmek için geliyor. Yanımdaki arkadaşımı dürttüm: ‘Üstünü düzelt, arkadaşların fotoğraflarında bizde yanlış çıkmayalım. Baktım geldi, Gülistan Doku ile ilgili soru sormaya başladı.
"BEN VEKİLİM, SORUYU YANITLARSAM CUMHURBAŞKANININ KONUŞMASINI MANİPÜLE ETMİŞ OLURUM"
Bu böyle mi olur, onun mesleğine saygıysa benim de mesleğime saygı. Grup başkanıyla bir izin alınmıştır orada konuşurlar ama ben konuşmam. Ben bir milletvekiliyim bana bir soru sorulduğunda cevap verirsem Cumhurbaşkanının konuşmasını manipüle etmiş olurum.
"2028'DEN SONRA BANA BİR KİŞİ 1 GÜN SİYASET YAPTIRAMAZ"
Kamerayı doğrultunca izin aldın mı diye sordum. Bu doğru bir şey değil. Televizyonun genel yayın yönetmenini de aradım. Durumu izah ettim. 2028’den sonra bana bir kişi 1 gün siyaset yaptıramaz. Elinde bilgisi olan belgesi olan ortaya koymayan namerttir.
"KİMSEYE KIRGINLIĞIM YOK"
Bundan sonra muradım şudur. Geldik memleketimize ülkemize hizmet ettik. Hiç kimseye kızgın değilim. Ülkem için gerekli görevleri yaptığıma inanıyorum şimdiye kadar. Arkadaşlarım bana soru sorarlarsa bir konuda bilgimi tecrübemi aktarırım. Ben 2028 itibarıyla meselemi tamamladım. Kimseye kırgınlığım yok tam tersi minnetim ve şükranım var.
RABİA NAZ VE ROJİN KABAİŞ DOSYASI...
Rabia Naz’ın babasıyla defalarca sayılarını hesaplayamayacağım kadar konuştum. Bir baba düşünün çocuğunu kaybetmiş. Biz orada hiçbir şey bulamadık. Ama en ufak bir ihtimal varsa gereken yapılmalıdır. Olayın çözülebilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Ailenin kafasında en ufak bir soru işareti kalmamalıdır.
Rojin Kabaiş konusunda da… Her ne yapılması gerekiyorsa Adalet Bakanımız da büyük bir çaba sarf ediyor, bizler de destekçisi olacağız."
Kaynak: haberet.com