Prof. Dr. Oytun Erbaş, Buket Aydın'a konuştu: Türkiye'ye ahlak polisi gelmesini talep ediyorum
Buket Aydın Soruyor'a konuk olan Prof. Dr. Oytun Erbaş toplumda büyük bir çürüme olduğunu vurgulayarak birlikte olma yaşının giderek düştüğünü bunun da Batılaşma adı altında yaygınlaştığını belirterek, "Türkiye'ye ahlak polisi gelmesini talep ediyorum. Büyük bir revizyon, ahlaki reform gerekiyor topluma" dedi.
Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın konuk olduğu Buket Aydın Soruyor'da bu hafta insanın beden ve ruh sağlığı konuşuluyor.
tv100 ekranlarında yayınlanan Buket Aydın Soruyor'da; "İnsanlar neden artık mutlu değil?", "Fast food beslenme psikolojiyi bozuyor mu?", "Herkesin tükettiği fakat zehir saçan gıdalar neler?" gibi pek çok önemli konu masaya yatırılıyor.
"TÜRKİYE'YE AHLAK POLİSİ GELMESİNİ TALEP EDİYORUM"
Aldatmak genetik bir sorun mu?
"Evet. Anne babada aldatma öğküsü varsa çocuk da genellikle aldatıyor. Sevgi saygının olduğu ailelerde çocuğun ilerideki ilişkisi uzun oluyor. Küçük yaşta ilişkiler çok yaygınlaştı. Cinsel birliktelik yaşı 13'e kadar düştü. Reşit değil ama kız / erkek arkadaşları var. Aileler 'modernleşme' adı altında korkunç bir şeye izin veriyor. Bunun sebeplerine baktığımızda Türk dizilerini görüyoruz. RTÜK'ün bir an önce bu konuya el atması lazım.
Türkiye'ye ahlak polisi gelmesini talep ediyorum. Ben bir kafeye gidiyorum orada 15, 16 yaşında bir sürü çocuk oturuyor. Okuldan sonra çocuklar niye oralarda oturuyor? Batı, batı derken ortaya çıkan tablo bu. Çiş kokan bir Batı var. Uyuşturucuya batmış bir Batı var. Ama bir de Hindistan, Çin gibi Doğu var. Hayat boyu beraberlik sayısı 4, ilim irfanda on numara olmuş Çin var. İlim artık Doğu'da. Acilin yönümüzü Doğu'ya dönmemiz lazım. Büyük bir revizyon, ahlaki reform gerekiyor topluma.
"TÜRKİYE'DE PORNOGRAFİ SOSYAL MEDYA OLMUŞTUR"
Bunu pornografi takip ediyor. Instagram dediğimiz platform Türkiye'de pornografi olmuştur. Türkiye'de pornografi sosyal medya olmuştur ve çok kötü bir bağımlılıktır. Porno neyi getiriyor, mastürbasyon bağımlılığını getiriyor. Korkunç bir yerdeyiz. Bu sefer n'oluyor, beyin büyümüyor. Z kuşağının IQ'sunun çok düşük olduğunu biliyorum.
Burada en büyük etken aileler. Ailelerin hatası nerede oldu; Ben zor büyüdüm, zor yaşadım, kısıtlı yaşadım, siz dilediğiniz gibi yaşayın dedi. Bugün aileler çocuklarının çantalarını taşıyor.
"TÜRKİYE APTAL BİR BATILI YOBAZLIĞINA GİRMİŞTİR"
Türkiye yalancı bir yobazlığın içine girmiştir. Örf adetlere, dini değerlere bağlı olmak esasında irfandır. Ancak Türkiye tam tersine aptal bir Batılı yobazlığına girmiştir. Modernlik adı altında korkunç bir yere itilmiştir."
Sokak hayvanları toplatılmalı mı?
"İnsan ne kadar insan önce buna bakalım. Orta Çağ'da 1300'lü yıllarda biz hayvanlarla beraber yaşıyorduk. Veba salgını, kolera salgını çıktı insanlar öldü. Doğumlarda yüzde 40 ölüm vardı. Mikrop kavramı yoktu. Sterilizasyon, bir tane cerrahın elleri temiz bir şekilde ameliyata girmesiyle başladı.
Bugün de hayvanlarla yaşıyoruz. Bugün de hayvanlardaki virüsler insanlara bulaşıyor. Birçoğu öldürmüyor ama bir mutasyona bakar. Hayvanlarda görülen şap hastalığının virüsü bir mutasyon geçirerek insana bulaşabilir. Mesela bir köpek seninle homojenleşiyor. Şuanda sokakta kirpi fazla olsa kirpi kolonizasyonu olur.
Şehir insanı hayvanlarla yaşamaya alışkın değil. Belli bir dengede olması gerekiyor. Almanya'da kedinin aylık bir vergisi var. Devlet kedi ve köpekleri sahiplendirmiş.
Urfa'da bir kuduz vakası vardı. Kuduz Hindistan'da ve İran'da. Türkiye'de kuduz olduğu duyulsa turist gelmez."
Kaynak: haberet.com