Kucağında bebeği olan babayı darbeden sanık adli kontrolle tahliye edildi
Yalova'da kucağında 14 aylık kız bebeği olan Muhammet Baca’yı (34) darbeden ve hakkında 'Kasten yaralama' suçundan 12 yıldan 36 yıla kadar hapis cezasıyla dava açılan Şener Ergin adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Çınarcık ilçesi Esenköy beldesinde yaklaşık 1 yıl önce satın aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile komşusu Ergin ailesi arasında gürültü nedeniyle husumet oluştu. İddiaya göre; 20 Şubat'ta Muhammet Baca, evine döndüğü sırada, bina yakınında komşusu Servet Ergin ile karşılaştı. Servet Ergin'in kendisine 'Ne bakıyorsun lan' dediğini öne süren Muhammet Baca, jandarmaya ihbarda bulundu. Taraflar arasında tartışma devam ederken Muhammet Baca, yanına gelen 14 aylık kızı İkra’yı kucağına aldı. Bu sırada Baca, Ergin'in kardeşi Şener Ergin'ın sopalı saldırısına uğradı. Baca ve kucağındaki kızı İkra, aldıkları darbeyle yaralandı. Jandarma ekipleri, kavgayı güçlükle ayırdı. Yaşanan arbede sırasında Muhammet Baca’nın burnu kırılırken, İkra bebeğin de kafasında 3 çatlak ve sağ gözünde yaralanma meydana geldi. Ambulansla Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan baba ile kızı tedaviye alındı.
AĞABEY SERBEST BIRAKILDI, KARDEŞİ TUTUKLANDI
Olayın ardından Şener Ergin ile Servet Ergin, jandarma tarafından gözaltına alındı. Adliyeye çıkartılan Ergin kardeşlerden Servet Ergin savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken, Şener Ergin tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İKİNCİ DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Savcılık soruşturması sonrası tutuklu Şener Ergin hakkında Yalova 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde, Muhammet Baca'ya yönelik eyleminden dolayı 'Kasten yaralama' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, kızı İkra Medine’ye yönelik eylemi nedeniyle de yine aynı suçtan 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Bugün yapılan ikinci duruşmaya, sanık Şener Ergin tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşma öncesinde mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunan baba Muhammed Baca, talebinin kabul edilmemesi üzerine eşi Bilge Baca ve darbedilen 14 aylık kızları Medine İkra Baca'yı alarak adliyeden ayrıldı. Duruşmada, sanık yakınları ile taraf avukatları da hazır bulundu.

JANDARMA PERSONELLERİ DİNLENDİ
Hakim tarafından söz verilen Şener Ergin, önceki ifadelerini tekrarlayarak tahliye talebinde bulundu. Ardından söz verilen ve olay günü görevli jandarma personellerinden tanık K.K., ihbar üzerine gittiklerinde Baca'nın evinde olduğunu, araç kamera görüntülerini vermek üzere dışarıya çıktığını, ardından sokağa gelen Servet Ergin'in ‘Ne bağırıyorsun’ sözüyle tartışmaya başladıklarını söyledi. Kendisiyle birlikte görevli personel M.Y. ile Servet Ergin'i uzaklaştırdıklarını, bu sırada Baca'nın eşi Bilge Baca ile Servet Ergin'in eşi N.E.'nin itişmeye başladığını, Bilge Baca'nın çocuğunu yere bıraktıktan sonra kavga etmeye başladıklarını anlatan K.K., ardından Baca'nın yanlarına gelerek ‘Çocuğa geldi. Bilge bırak’ dediğini, çocuğa vurma anını ise görmediğini ifade etti. Ardından dinlenen tanık jandarma M.Ç. de, çocuğu anne Bilge Baca'nın kucağından yere bıraktığını gördüğünü, iddia edildiği gibi bir düşme yaşanmadığını belirterek, “‘Çat’ diye bir ses duydum. Döndüğümde sanık Şener Ergin'in elinde plastik skuter parçasını gördüm. Onu görünce Şener'e yönelerek uzaklaştırdım. Sırtım Baca'ya dönük olduğu için vurma anını görmedim” dedi.
‘JANDARMANIN OLAYI GÖRMEMELERİ HAYATIN AKIŞINA UYGUN DEĞİL
Hakimin, evin önünü gören ve Servet Ergin'e ait kameraya ait görüntü olup olmadığı sorusuna ise M.Ç, "Binanın önündeki kameranın çalışmadığı taraflarca söylendi. Kimin söylediğini hatırlamıyorum. O kamera görüntüsü olsaydı daha net görünürdü” ifadelerini kullandı.
Bu sırada tanık K.K.'ya ön kamera kayıtlarının alınmamasının nedenini sorması üzerine tanık, Baca'ya ait ev içi ve dışındaki kamera görüntülerinin bulunduğu cihazı teslim aldıklarını, ancak Servet’e ait kamera görüntülerini ise uygulama üzerinden aldığını, bina önünü gösteren kaydın olmadığını söyledi. Servet Ergin'e ait kameraların kayıt yaptığı cihazın neden alınmadığı sorusuna K.K., sadece uygulama üzerinden görüntü alabildiklerini belirtti. Tanıkların ifadelerinin ardından söz alan aile avukatı, görevli 3 jandarma personelinin vurma anını görmemelerinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bina önündeki olay anını net gören kamera kaydının alınmaması nedeniyle de sadece ifadelere itibar edebileceklerini belirtti.

ADLİ KONTROL ŞARTIYLA TAHLİYE EDİLDİ
Söz alan aile avukatı, karşı tarafın getirdiği ve tanık olarak dinlettiği kişilerin ifadeleri ile görevli jandarma personellerinin ifadelerinin çeliştiğini, bu nedenle tanıklar N.E. ile F.G. hakkında yalan tanıklık nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Ayrıca sanığın suçunun Adli Tıp Kurumu raporları gözetilerek ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ olarak değerlendirilerek mahkemenin görevsizlik kararı vermesini talep etti. İddia makamının tutukluluk halinin devamı talebinin ardından, sanık yurt dışı yasağı ve haftada iki gün imzaya gitmesi şartıyla tahliye edildi. Görevsizlik verilmesi talebini de reddeden mahkeme, Servet Ergin'e ait ve binanın önünü gören kameranın incelenmesi, inceleme sonucunun bildirilmesi kararını verdi.
‘KIZIMIN HAKKINI SAVUNACAĞIM’
Salonu terk ederek duruşmayı takip etmeyen baba Muhammed Baca, çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, kızının kafasında 3 kırık olduğunu, hastaneye gittiklerinde beyin kanaması geçirdiğini ve dosyanın ağır cezaya gönderilmesini istediğini söyleyerek, "Ben İkra bebeğin babasıyım. Benim kızım 14 aylık orada vahşice kafasından 3 tane kırıkla darbedildi, yaralandı. Ben hala bir baba olarak bunun mücadelesini veriyorum. Şu anda duruşma salondan çıktım. Ankara'ya Adalet Bakanlığı önüne gideceğim. Kızımın hakkını savunacağım. Ben bir babayım, hakkını arayacağım. Kimsenin yanına bırakmayacağım. Burada gördüğünüz gibi bu kızın şu hali fotoğrafları. Gördüğünüz şu an hala tahrik etmeye çalışıyorlar ve bugün de duruşmaya gelirken, iki gün önce motosikletler tarafından takip ediliyorum. Tehdit ediliyorum. Kızım, çocuklarım burada. Dört aydır ne okul psikolojileri kaldı, ne ev düzenimiz kaldı. Evimi zorla sattırdılar. Evden çıktım, terk ettim. Gördüğünüz gibi maalesef mağdurum hakkımı arıyorum. Hakkımı da bir vatandaş olarak sonuna kadar arayacağım. Hukuk önünde, adalet önünde her türlü hakkımı arayacağım. Bu kızı kimse bu hale getiremez. Gelip adalet önünde herkes hesap verecek” ifadelerini kullandı.
FOTOĞRAFLI
Kaynak: DHA